30/1/2008 - mert'e
Turkuaz mavisiydi gördüklerim O kadar derinki atlarsam Kurtulurum zannettim Atladım çakıldım yere Ağrıyor şimdi bedenim Biliyorum bu yükü ben kendim yükledim Olmuyor birleştiremiyorun kelimeleri Dizemiyorum incik boncuk gibi tane tane Yazamıyorum yine Turkuaz mavisi bir sokaktan gectim dün gece yine Elma şekeri verdi bi dede İnandım inanmaya aç olduğum için yine Yürüdüm yoruldum eve gitmek istedim Fark ettimki ben kaybolup gitmişim ‘Cık cık cık ne ayıp’ dedim kendime annemi unutmusum tanımadıklarınla konusma derdi gözleriyle her hecede anne konustum hatta şekeri bile yedim.. turkuaz mavisi ,yeşile çalan bir yaprağım ben uzun zamandır bu böyle savuruyorum kendimi bilinmezliklere makiden karasal iklime geçtim anlamıyorum ne bendeki bu velvele denize atladım,çıkmaz sokaklardan geçtim yaprak oldum hatta savruldum,kayboldum silinmiyor , geçmiyor lekeledim kendimi sonsuz kere acıyorum kendime en acısının bu olduğunu bile bile ya kahpeyim ölene yada anne memesine muhtaç bi bebe.. kurtarmaya çalışırken kendimi sığındım sana tutuldum o eşsiz gözlerine kuyumu kendim kazdım ve işte son;düştüm çakıldım dibe susmam gerek bir müddet yazmamam, konusmamam, aynaya bakmamam dibe çökertmeliyim ruhumu görmeliyim neler gitmiş benden sonra ayıklamalyım inci tanelerini tek tek ara vermeden gözlerin olmadan hissetmeden gerdanımda nefesini varlığını genzime verdiğin o dumanlı tadı sanıyorum sevdim seni seviyorum belkide peki ama sen? Niye böyle derinsin Sakinsin Karışıksın Karıştıransın Biliyorum suç yine bende Elveda diyemiyorum yine kendime Şiirden nefret eden acemi bi bebe Şairane acılar yaratmaya çalısıyorumm gövdende Yorma beni hadi Birazcık anlamayı denesene Aç ruhum turkuaz mavisi gözlerine..
|